Kampanya ve İndirim Haberleri

Dolar 2022 yılında ne olur?

  • 03 Ocak 2022
Dolar 2022 yılında ne olur?

Çok kötü bir yıl geçirdik. 2021 yılının en çok konuşulan konusu şüphesiz dolar, Euro ve diğer döviz kurları oldu. Yılın son döneminde devalüasyonun ne olduğunu birçok kişi görmüş oldu. Dolar en çok konuşulan yabancı paraların başında geliyor. Dünya para birimi olarak kabul edilen dolar iğneden ipliğe tüm ürün ve hizmetlerin maliyetiniz etkiliyor. Birçok insanın yanıldığı konu doların etki ettiği ürünlerin kısıtlı olma durumu. Değerli dostlar ülkemiz dışa bağımlı bir ülke. Enerji ihtiyacının büyük bölümü dışarıdan dolarla alınıyor. Bunu bir örnekle açıklayalım. Örneğin ülkemizin en önemli gıda maddesi ekmektir. Hammadde olarak tamamen ülkemiz kaynaklarından elde edilir. Çoğu kişi doların ekmeğe etki etmediğini düşünür ama maliyetinin neredeyse tamamı dolara bağlıdır. Ekmek hammaddesi buğdaydır. Buğday üretimi toprağın işlenmesiyle başlar. İşleme işi traktörle yapılır ve mazot burada önemli bir maliyettir. Sonrası ekim işinde yine mazot etkilidir. Ekim sonrası gübre tamamen ithaldir. Ülkemizde maalesef gübre fiyatları dolara endekslidir. Hasta zamanı ithal pahalı biçerdöverler kullanılır. Bu araçların ilk alım maliyetini dolar belirler, mazot burada yine etkendir. Hasat sonrası un fabrikası, fırında ekmeğin üretimi, ulaşımı bu süreçler kullanılan araçların yürütme maliyetleri ve yine mazot. Görüldüğü gibi ekmek sofraya gelene kadar sürekli mazota ve ithal araçlara bağlı. Ekmeğin dolardan etkilenmemesi mümkün değil.

Ekmek bile dolar karşısında bu kadar acizken insan ihtiyacı için gerekli her ürün ülkemizde dolardan etkilenir. Aslında yukarıdaki yazı ülke ekonomisinin sorun kaynağını özetliyor. Dışa bağımlılık ülkemizin yaşadığı ekonomik buhranın temel nedeni. İşte çözüm için başlanması gereken nokta dışa bağımlı ürünlerin minimuma indirilmesi. Mazotun ülkemizde bulunmadığı düşünülürse devlet ilk olarak mazotun fiyatını düşürmeli ve çiftçiye mazotu uygun fiyata sunmalıdır. Üretimde kullanılan enerji fiyatları aşağılara çekilmelidir. Bir çiftçinin 12 liraya mazot alıp üretimi sürdürülebilir kılması mümkün değildir. Birçok çiftçi üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle üretim yapmıyor. Arz sıkıntısı ve maliyet artışları enflasyonu önemli ölçüde etkileyen durumlardan biri.

Örnekleri uzakta aramanın mantığı yok. 100 yıl önce bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ekonomisi yok olmanın eşiğindeki bir ülkeye ilk olarak üretim için gerekli alt yapıyı kurmuştu. Bakınız borç almamıştır, yabancı yatırımcıyı davet etmemiştir. Ülke kaynaklarının kullanılması için gerekli alt yapıyı kurdu büyük önder. Tüm imkanlar sanayi ve tarım üretimi için seferber edildi. Hep konuştuğumuz Almanya 2. Dünya savaşı sonrası sıfırdan bu hale üretim stratejisiyle gelmiştir. Tarih boyunca üretim atağı yapan ülkeler her zaman kazanmıştır. Ülkemiz aslında üretim birim miktarı açısından kötü bir durumda değil. Katma değerli üretim çok düşük olduğu için üretim hacminin büyük olması ülkeyi zenginleştirmiyor. Bir otomobil üretimi için %80 dışa bağlı olursanız yaptığınız iş sadece dünyaya ucuz iş gücü satmaktan öteye geçemez. Domates, biber satarak ihracat yapıyorum diyemezsiniz. İhracat rakamlarımız hiç fena değil ama sattığımız ürünlerin büyük bölümünde hammadde ve parça dışarıdan alınıyor. Türkiye’nin yaptığı ihracatta kg başına 1 dolar fiyat sözkonusu. Katma değerli üretim demek bu kg fiyatının 100 dolarlara çıkması demek. Aksi halde ülke emekçisini yurtdışına ucuza pazarlamış olursunuz.

Dünyada para bolluğu ve popülist ekonomi yaklaşımı

2000’li yılların başında gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere ciddi bir para akışı olmuştur. Bu durum sadece ülkemizi değil gelişmekte olan diğer tüm ülkeleri etkilemiştir. Ülkemizde maalesef popülist yaklaşım nedeniyle sıcak para inşaat sektöründe değerlendirilmiş sanayi ve tarıma gerekli yatırım yapılmamıştır. İnşaat için kullandığımız toplam yatırım 1 trilyon dolar civarındadır. Bu paranın 10’da 1’i bile şuan bizi kurtarabilecek sanayi tesislerinin kurulması için yeterliydi. Bu paranın 100 milyar doları kullanılsaydı, şimdilerde Afrika ve Arap ülkelerinde 3-5 milyar dolarlık yatırım kovalamazdık.

Dolar ne olacak?

Tüm bu şartlar içerisinde dolar kurunu frenleyecek adımlar geçici çözümlerdir. Üretim atağı olmadığı müddetçe dışa bağımlılık artarak devam edecek ve daha fazla dövize ihtiyaç duyacağız. Döviz talebi arttıkça kur sürekli yukarı adım atacaktır. Üretim dışında hiçbir çözüm kalıcı olamaz. Maalesef kur arttıkça bu artış süreci hızlanarak devam eder. Üretici maliyetler karşısında üretimi azaltacak ve kısa sürede bu işi bırakacaktır. Dolar ne kadar olur? Sorusunun cevabı; dolar artmaya devam edecektir. Kısa vadeli düşüşler olabilir ama uzun vadede sürekli yukarı hareket göreceğiz maalesef.

Doları artıran temel nedenler

  • Tarım ve sanayide artan maliyetler karşısında üretimin azalması sonucu ithalatın zorunlu hale gelmesi.
  • Halkın kur karşısında güvensizliği nedeniyle dövize olan aşırı talep.
  • Hükümete güvenin azalması sonucu dış yatırımcının ülkeyi terk etmesi.
  • Ekonomik istikrarın düşük olduğu ortamda paranın yatırım yerine döviz, altın, kripto para gibi yatırım araçlarında bekletilmesi.
  • Liderlerin tutarsız açıklamaları.
  • Ortada uzun vadeli herhangi bir ekonomik planın olmaması.

Özet

Ülkemizde ekonomik sorunların temelini dış ticaret açığı oluşturuyor. Üretmeyen bir toplum tüketime ağırlık verince bir süre sonra yüksek enflasyon kendini gösteriyor. Bu açığın kapatılmasının tek çözümü üretimi artırmak. Dolar ve diğer dövizlerin artışı güven ortamının kaybedilmesi sonucu halkın kendini korumak için Türk lirasından hızla uzaklaşmasına dayanıyor. İthalat ve yabancı yatırımcı kaybı doların ateşini sürekli artırıyor. Bu kısır döngüde yönetimler zor olan uzun süreli planlamalar yerine iktidarlarını korumaya yönelik kısa vadeli geçici çözümlerle halka oynuyor.

 Bu yazı kişisel görüşler içermektedir. Yatırım tavsiyesi değildir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 13 YORUM
  1. Anonim dedi ki:

    bu millete müstehak. üretmeden tüketmeye alışmış. örneğin hepsiburada yada diğer online satış sitelerine bakın, katma değeri yüksek ithal ürünler cari açık vermemiz de ön sıralarda etken geliyor bana. mesela ithal akıllı robot süpürge satışları almış başını gitmiş. bana göre elzem bir ürün değil, bunun gibi binlerce ürün ithal ediliyor, ve bu ürünler için bu ülkeden tomar tomar döviz gidiyor. bu sıkıntılı süreçte gereksiz ithal ürün alımını durdurmalıyız. mazot doğalgaz elzemdir. ancak bir çok ithal ürünü tüketmeden de yaşanabilir. bu ülke de 6 tane siyah tuvalet kağıdı nı 450tl ye yurtdışından getirten insanlar var. keşke ülkemizde zamanında katmadeğeri yüksek ürünlerin üretimine yatırım yapılsaydı. yazacak çok şey var da….

  2. Nesrin Özkaya dedi ki:

    Mustafa bey eline sağlık güzel bir yazı olmuş.

  3. Anonim dedi ki:

    Her şeyi özetlemiş bir yazı. Gerçekler acıdır. Yüzleşmek gerek.

  4. Anonim dedi ki:

    Bu yazının kampanyalarla ne alakası var siyaset meydanı mi burası onu anlamadım..

  5. Nesrin Özkaya dedi ki:

    Sitemizin bilgi bankası adlı farklı bir kategorisi mevcut. Hayatın her alanından yazılar yayınlıyoruz.

  6. Anonim dedi ki:

    Hoşuna gitmeyen bir görüş görünce insanlar artık görmeye katlanamıyor. Farklı görüşler zenginliktir unutmayın. Yazının tamamına katılıyorum.

  7. Anonim dedi ki:

    Mustafa bey çok değerli bir yazi kaleme almışsınız. Umarim yoneticilerde bunlarin farkındadır.

  8. Anonim dedi ki:

    Yazdıklarınız ülkenin kanayan yarası ama bunları çözmek sancılı bir süreç gerektirir artık. Pandemi nedeniyle para artık evine dönüyor. FED faiz artırımı yapınca işimiz daha da zorlaşacak.

  9. OmerT dedi ki:

    Ülkenin temel sorunu senin gibi insanlar. Adamın işi kampanya bulmak ama bi bakıyorsun ekononi profu olup çıkıyor. Senin sayfan KAMPANYABUL sayfası siyaset meydanı mı burası. Para bolluğunda inşaata yatırım yapıldı diyorsun. Altyapı olmadan sanayiye yatırım yapılmayacağını bilmiyorsun. Yol olmadan sanayi olmaz. Boş boş yazılar.

  10. OmerT dedi ki:

    Seni spk ve bddk’ya şikayet ediyorum. Belliki elinde dolar patladı millete yön çiziyorsun. Yatırım danışmanı değilsin senin işin kampanya bulmak.

  11. Anonim dedi ki:

    İçinizdeki acı yara kininiz böyle yerlerde milleti galeyana getirmek için ne yapacağını şaşıran nerde nasıl dilindeki Ve içindeki fesadı çıkarmak için kullanan varsa asıl ülkesini sevmeyen bunlardır. Bu yazıyla alakalı
    Şimdi bu siteye gelirsek piyon olmaya gerek yok. Ayrıca daha önce coin reklamları yok bedava para diye yine aynı gaflete düşen bir site. Ayrıca bu yazıyı yazan hakkında suç duyurusunda bulunmak gerekir ve bunu yayınlayanlar çok masum değildir. Spk kurallarına aykırı manipülasyon yazısının ta kendisidir

  12. Anonim dedi ki:

    Biriler kudurmuş yine hemen vatan hainliğine dem vurmuşlar. Bu kafayla bir adım ileri gidemez bu ülke. Eleştirmek artık vatan hainliği oldu. Kendi seçtiği vekiller bile en büyük hatamız inşaat sektörüne bel bağlamamız oldu derken çapulcular sanayi yatırımı altyapı olmadan olmaz diyor. Şimdi kıçını geçiş garantili köprüler, tüneller kurtarsın. Adamın yazdığını anlayacak beyin bile yok sizde. Yanlışın yüzünüze haykırılması karşısında kuduruyorsunuz. Yazar dolardan zarar etmiş elinde patlamış mesajı zaten zihniyetini belli ediyor. Dolar alan biri asla zarar etmez bu ülkede, ticaret dolarla dönüyor. Arabadan beyaz eşyaya her şey dolara endeksli. Dolar bir yatırım değildir. Parasının değerini korumak isteyenler için bir kaçış yoludur.

  13. Anonim dedi ki:

    Dolar kurunun yükseltilmesi tamamen hükümet stratejisidir. İthalatın azaltılması ve ihracatın artılarak döviz rezervi artırılmak istenmiştir. Merkez bankası 120 milyar dolarlık rezervi bitirince geriye sadece kuru yükseltme silahı kaldı. Vatandaş bundan çok rahatsız olacağı için dış saldırı masalı anlatıldı ama kendi maliye bakanı dış güçler yok dedi. Döviz kontrolden çıkınca çaresiz hükümetlerin son çare olarak kullandıkları döviz endeksli mevduat oyununu oynuyorlar. Maalesef bu tehlikeli bir oyun merhum Özal bunun bir daha yapılmaması için uyarmıştı ama dinlemediler. 6. ayda seçim duyurusu yapılacağı tüm parti yönetimine bildirildi. 2023 baharında seçim bizi bekliyor. Allah bu ülkeye yardım etsin. Sorun ekonomik değil kardeşlik bitti, hoşgörü bitti, farklı düşüncelere saygı bitti. Korku imparatorluğu başlatıldı. Birileri hemen bir yerlere şikayet peşinde. Bunu memurda, işçide, partizanda yapmaya başladı. Neyse fazla yazmayayım kapıma polis gönderilmesin.

BİR YORUM YAZ